Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme!

Tunceli’de 5 Ocak 2020 tarihinden beri haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun soruşturmasında yeni gelişme yaşandı. Gülistan Doku’nun erkek arkadaşı Rus uyruklu Zeynal Abarakov’un annesi Cemile Yücer’in yakın bir zamanda Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) bir dilekçe yazdığı belirtildi.

Tunceli Barosu Başkanı Kenan Çetin, özellikle Zeynal’ın annesi Cemile’nin CİMER’e vermiş olduğu adli kontrolümüzü kaldırın mağduruz özetinde bir dilekçesi var.  Dosya bizlerde yakın zamanda incelendiğimizde dosyada ailenin dilekçesinde yazdığının aksine adli kontrol kararının olmadığını gördük diye kaydetti.

“DOSYANIN DEĞİŞEN SAVCISINA SORDUĞUMUZDA DA BÖYLE BİR ADLİ KONTROL YOK DEDİLER”

Şüpheli Zeynal Abarakov’un annesi Cemile Yücer’in CİMER’e gönderdiği dilekçeyle ilgili konuşan Tunceli Baro Başkanı Kenan Çetin, şu ifadelere yer verdi:

“Baro olarak kamuoyuna basın aracılığıyla Gülistan Doku nerede sorumuzu tekrardan soruyor ve bu olaya tanıklığı, bilgisi olanların Savcılık makamına, CİMERE, baromuza ilgili kurumlara başvuru yapmalarını talep ediyoruz. Özellikle Zainal’ın annesi Cemile’nin CİMER’e vermiş olduğu adli kontrolümüzü kaldırın mağduruz özetinde bir dilekçesi var.

Dosya bizlerde yakın zamanda incelendiğimizde dosyada ailenin dilekçesinde yazdığının aksine adli kontrol kararının olmadığını gördük. Dosyanın değişen savcısına sorduğumuzda da böyle bir adli kontrol yok dediler.

Demek ki aile ile ilgili idari makamlarca bir sınırlandırma kararı var. Özetle aile şu anda yurtdışına gidemiyor. Bu yazının içerisinde başta Zainal’ın ailesinin vermiş olduğu bilgide; Kaybolma –kaybettirme olayı medyaya yansımadan Zainal’ın o tarihlerde Rusya’ya gittiğini CİMER’e yapılan başvurudan kesinlik kazandı.

Anne Cemile  ‘biz o dönem yetkililer ve Valiyle görüştük bize müsaade edildi biz gittik. Sonrasında da İçişleri Bakanlığı istemiyle; Biz de çocuğu getirdik ama şu anda mağduruz’ diyorlar.  Gülistan Doku ailesi ve kamuoyu bu olaya nasıl bakıyor. Onlarda bir canları yok en güvenli her yeri kameralarla, dronlarla, foto kapanla gözetlenen bir ilde kuş uçsa bizden sorulur denen yerde soruyorlar.

Gülistan Doku nerede. Adalet istiyoruz. Burada Zeynal Abakarov’un Gülistan Doku ailesinin başvurusundan hemen sonra telefonuna el konulmadan; evinde ve arabada kriminal inceleme yapılmadan yurt dışına çıkması ailenin ve kamuoyunun delilerin sıcağı sıcağına sağlıklı ve usulüne uygun toplanmadığı eksik kaldığı iddiasını doğuruyor.”

“BİRÇOK HAKSIZ VE KANUNSUZ UYGULAMALARA MARUZ KALMAKTAYIZ”

Dilekçede Yücer, yurt dışına çıkmak istediklerini, bu nedenle adli kontrol şartlarının kaldırılmasını talep ederek şöyle dedi:

“Sayın Yetkililer ben Tunceli’de kayıp Gülistan Doku olayı ile ilgili hiçbir sucu yokken suçlanan Zeynal Abarakovun annesiyim. Sayın yetkililer ben ailemin bu kayıp şahısla hiçbir alakamızın olmadığı savcılık ve tanık ifadeleriyle suçumuz olmadığı hatta mobese kayıtlarını savcılığın basına vermesine rağmen bazı terör örgütlerini sosyal medyada yoğun baskısına boyun eğilerek suçsuz yere birçok haksızlığa ve kanunsuz uygulamalara maruz kalmaktayız.

Bize hangi hakla yurtdışı yasağı konulmaktadır. Benim ailem Dağıstan’da yaşamaktadır. Bizler Müslümanız ve ailemden biri vefat etti ama yasaktan dolayı gidemiyoruz. Ben ve oğlum Zeynal neden hangi mahkeme kararı ile bize bu yasak koyulmakta. Bu olayda suçumuz olmamasına rağmen neden bize neden bir dizin yaptırım uygulanmak isteniyor?

Savcılık ve bütün mobese kameraları ayrıca bütün HTS kayıtları suçsuzluğumuzu ıspatlamamıza karşı neden sosyal medyadaki bir takım terör örgütlerinin baskısıyla bizim üzerimize geliniyor. Biz hukuk ve adalete olan inancımızı kaybetmedik ve adalete olan inancımız tamdır. Ama olanları gördükçe şu ülkede terör örgütlerine değerin çeyreği bize verilmiyor.”

“GELSİN OĞLUNUZ BURAYA YOKSA BUNLAR GEZİ OLAYLARI GİBİ OLAYLAR BAŞLATACAK”

Oğlu Zeynal Abarakov’u dönemin Tunceli valisi ve yetkililerin bilgisi dahilinde Rusya’ya gönderdiğini belli bir süre sonra İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun ’burada gezi olayları gibi olaylar başlatacaklar demesinin ardından oğlunu Türkiye’ye getirdiğini söyleyen anne Yücer, şöyle konuştu:

“Kayıp şahsın ailesi her türlü yetkililere hatta başkanımız sayın Cumhurbaşkanımıza bile ulaşırken bize bir bedel ödetme sevdasını anlamakta zorluk çekiyorum Eşim mesleğinden oldu eşimde bende bu ülkenin vatandaşayız. Bizde oy kullanıyoruz hiçbir terör örgütüyle bağlantımız yok. Eşim 26 sene bu devlete hizmet etti ama gelin görün ki bu yapılanlar bize reva değil. Bizde sokağa çıkıp devleti mi suçlayalım neden devlet bir kayıp insanın akıbetini bulamıyor.

Bunca teknoloji varken bulunmadıkça biz aile olarak suçlanıyoruz. Örgütler tarafından ben oğlumu olaydan yani sosyal medyada yayılmadan önce vali ve yetkililerin bilgisi dahilinde Rusya’ya gönderdim. Ama olay biraz medyada çıkmaya başlayınca Sayın İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu bize rica etti.  ‘gelsin oğlunuz buraya yoksa bunlar gezi olayları gibi olaylar başlatacak getirin Türkiye’ye ‘ dedi.

Biz onu kırmadık getirdik ama bize yapılanlara bakın biz bunları hak edecek hiçbir şey yapmadık. Lütfen Sayın Cumhurbaşkanım bizim yurtdışı yasağımızı kaldırın. Biz ülkemize gitmek istiyoruz.”

CHP’Lİ ŞAROĞLU, DÖNEMİN VALİSİ HAKKINDA SORUŞTURMA AÇILMASINI İSTEDİ

Yaşanan yeni gelişmeye ilişkin SÖZCÜ’ye konuşan CHP Tunceli Milletvekili Polat Şaroğlu, soruşturmaya ilişkin meclise soru önergesi vereceklerini ve ilgililer hakkında soruşturma açılmasını talep edeceklerini söyledi. Şaroğlu,  yaptığı açıklamada şunları kaydetti;

“Bu konunun ortaya çıkmasının ardından bugün İçişleri Bakanlığına soru önergesi verdik. Bu iddiaların doğruluğu gerek o dönemin valisi hakkında soruşturma açılıp açılmayacağına izin verilip verilmeyeceğini, bu olayın üzerine neden gidilmediğini ilgili bakanlığa sorduk. Bu kadar göz ününde olmalarına ve ailenin her türlü girişimlerine rağmen maalesef iki yıldır Gülistan Doku’ya ulaşılamadı.

İlk yılda tüm uyarılarımıza rağmen nedense tüm dikkatler baraja çekildi ama sonuç kalındı. Gülistan Doku’nun kaybolmasının ardından etkin bir soruşturma olmadığını, şüpheli hakkında gerekli işlemlerin yapılmadığını gerek dönemin başsavcısına ve valisine söylemiştik. Ama adli merci olarak bunun dışında bir şey yapamayacaklarını söylemişti. Önümüzdeki günler Doku ailesini mecliste ağırlayıp diğer siyasi partilerin grup başkanlarıyla görüştürüp bu olayla ilgili mecliste araştırma komisyonu kurulmasını talep edeceğiz.

Bir ailenin çocuğunu devletin üniversitesine ve devletin yurduna teslim ederken nasıl sahip çıkamadığını devletin sorumluluklarını gündeme taşıyacağız.  Bu olayda kurumların ve yetkililerin bir eksikliği ve sorumluluğu varsa bunun ortaya çıkması gerekiyor. O dönemde bu aile sürekli bir koruma altına alındığı ve Gülistan Doku’yu arama sürecinde hatası olanlar hakkında soruşturma açılmalıdır.”