Londra’da yeni nesil Türk restoranları ve daha fazlası…

Turistler başka bir heyecanla gidiyorlar artık Windsor Hanedanı’nın bu antik başkentine. Charles, William ve Kate yeterince tutkulu görünmüyorlar ancak sarayın haşarı oğlu Harry ve eşi ‘Hollywood Prensesi’ Megan’ın ABD’ye göçüp oradan kraliyeti yaylım ateşine tutmaları hâlâ merakla izleniyor. Londra, anıtları, müzeleri, sergileri, tiyatro oyunları ve müzikalleri, mutfak çeşitliliği, gastronomik zenginliği, tasarım alışveriş mağazaları ve parklarıyla seyahat düşkünleri için ideal bir kent. Her mevsimi, semti ayrı bir güzel. Başınızı döndüren, gidince hiç dönmek istemeyeceğiniz büyülü bir şehir. Herkesin bir kendi Londra’sı oluyor zamanla…

Uzun zamandır yaşadığım Londra’da yeni keşifler yapmadığımı fark ettim. İngiltere’nin genelinde Türk restoranları rüzgârı esiyor bir süredir. Beni bu yazıyı hazırlarken çıktığım son turumda en çok şaşırtan şey yeme-içmesiyle ünlü bu kentin gastronomi haritasına artan ölçüde Türk restoranların, şeflerin damgasını vurduğunu görmek, deneyimlemek oldu. Öyle herkesin diline pelesenk olmuş Sofra, Tas, Topkapi, Efes gibi geleneksel imzalar biraz geri çekildi sanki. Son yıllarda kapanan onlarca restoranın yerine düzinelerce yeni nesil mekân açıldı. “Londra’ya geldik, şimdi Türk restoranına mı gideceğiz” demeyin sakın. Bence gitmişken bambaşka bir lezzet sunan, mutfağımızı çok iyi bir şekilde temsil eden restoranlardan da en az birine uğrayın; pişman olmayacaksınız. İngiltere medyası da çok ilgili Türk restoranlarıyla. İngiliz yemek yazarlarının habersiz gidip, yemek yiyerek puan verip önerdiği restoranlar arasında çok sık Türk restoranı ya da şefi oluyor. Yeni nesil yaratıcı Türk şefler Londra’da dünyaya Türk mutfağının kebaptan ibaret olmadığını ispatlıyor. Menülerinde Türkçe yemek isimlerini, pişirirken neler kullandıklarını yazıyorlar.

Zahter

Esra Muslu

The Guardian, The Daily Telegraph ve The Times’a konu olan Zahter’e gittim önce. Londra’nın göbeğinde daha bir yıl olmadı açılalı. Oxford ve Regent caddelerinin arkasındaki şık Carnaby semtinin kalbinde, üç katlı bir restoran. Sipariş geldiğinde yufkası açılıp fırına atılan açmasından tutun da Ege enginar dolmasına, Antep zeytin ezmesinden Boşnak mantısına kadar her şey var. Sahibesi ve şefi Esra Muslu’nun Türk malzemelerini kullandığı Zahter, Michelin’in de tavsiye listesine girdi bile. Esra Muslu, sessiz sedasız restorandaki her hamlede etkisini, gölgesini hissettiriyor. Müşterilerin çoğu İngiliz. Rezervasyon şart.

Lokkum

Yamabahçe

Şef Civan Er’in Yeni’si, Kemal Demirasal’ın işlettiği The Counter, Londra’nın ünlü girişimcisi Alan Yau ve eşi Jale’nin işlettiği Yamabahçe, Rüya London, Lokkum görmeye, tatmaya değer diğer güzel restoranlar. Knightsbridge’teki The Mantl gibi Türk mutfağını yeni fikirlerle birleştirip modern şekilde sunan başka yerler de var.

The Mantl

Londra’ya gidince denemeniz için Türk lezzetlerinin dışında birkaç farklı restoran daha önereceğim. Hint yemeği seviyorsanız Westminster’daki bir kütüphaneden bozma Cinnemon Club’ı, Knightsbridge’teki Amaya Restaurant’ı gözü kapalı tavsiye ederim. Tayland mutfağı için Wimbledon’daki Thai Toho ve Dorchester Otel içindeki Çin restoranını tadım listenize ekleyin.

Yeni gösteriler ve klasikler

Yeni yılla beraber yeni şovlar da gösterime girdi. Ünlü West End Şovları arasında ‘The Lehman Trilogy’, ‘Best of Enemies’, ‘To Kill a Mockingbird’, ‘The Mousetrap’, ‘The Play That Goes Wrong’, ‘Harry Potter and the Cursed Child’ her gece gişe rekorları kırmaya devam ediyor. Görmeyenler için ‘The Lion King’, ‘Mamma Mia’, ‘The Phantom of the Opera’ hâlâ favoriler arasında. 50 sterlinden başlayıp 250 sterline kadar bilet bulma şansınız var. Londra’ya varmadan önce rezervasyon yapmanızı tavsiye ederim. (london-theater-tickets.com)

Ucuz ve rahat konaklama

Londra’da oteller artık çok pahalı ama merkeze en yakın ve hesaplı oteli bulmak istiyorsanız size bazı ipuçları verebilirim. Uygulama ya da çevrimiçi platformda arama yaparken ‘bölge’ sekmesine Victoria veya Westminster yazın. Her yere yürüme mesafesinde olan bu semtlerde Premier Inn, Holiday Inn ve Easy Hotel hâlâ hesaplı ve bütçeye uygun seçenekler sunuyor. Erken rezervasyon yaparsanız oda kahvaltı 85 sterlin’e geliyor. Daha hesaplı olduğu için Airbnb gibi kiralama seçeneklerini kullanabilirsiniz ama olmadık sürprizlere de hazırlıklı olun. Bütçeniz sınırlı değilse Corinthia, The Savoy, Rosewood, The Langham, The Dorchester, Claridge’s, Shangri-La The Shard, Mandarin Oriental Hyde Park, Royal Lancaster, The Ritz London elbette çok iyi seçenekler.

Parkları ve kitapçıları da ünlü

Benim Londra’mda başta Saint James, Regent’s ve Hyde Park olmak üzere yeşil alanların ayrı bir yeri var. Bu parkların üçünü ziyaret listenize ekleyip kentin ortasında doğayla baş başa yürüyün. Londra’nın kitapçıları da alışveriş yapmasanız bile ziyaret edip o havayı solumanız için güzel keşif noktaları. Önerim Hatchards, Daunt, Foyles ve Waterstones. Siz de kendi Londra’nızı bulmak için tarih kokan sokaklarını bol bol yürüyün.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir