Onur Topaç: Her eve bir yatırım hesabı şart

Handan Sema CEYLAN

Merkezi Kayıt Kuruluşu AŞ’nin (MKK) önceki gün twitter hesabından duyurduğu 30 Haziran tarihli verilerine göre Borsa İstanbul’da (BİST) 2 milyon 520 bin 732 bireysel yatırımcı var. Borsada işlem gören 475 şirketin toplam piyasa değeri ise 5 Temmuz 2022 itibariyle 1,4 trilyon TL (aynı gün itibariyle dolar bazında 85 milyon dolar). ABD’de Dow Jones Sanayi Endeksi’nin toplam değeri 3 Temmuz itibariyle 10.3 trilyon dolar. Güney Kore’de yatırım hesabı bulunanların nüfusa oranı yüzde 80, Türkiye’de ise 2.5 milyonluk bireysel yatırımcıyla sadece yüzde 3. Tüm bu veriler ışığında sermaye piyasalarının gidecek daha çok yolu olduğunu kaydeden Gedik Yatırım Yönetim Kurulu Onur Topaç, finansal okur-yazarlığın artması için çalışmalar yapacaklarını belirterek, “Her eve bir yatırım hesabı şart” diyor.

Gedik Yatırım’da yönetim kurulu başkanlığını bu yılın nisan ayında Erhan Topaç’tan devralan 32 yaşındaki Onur Topaç, halka arzlar, parasal sıkılaşma, start-uplar ve tasarruf hakkındaki düşüncelerini DÜNYA’ya anlattı. 2008’den beri Gedik Yatırım’da çalıştığını, 9 yıldır tam zamanlı olarak şirkette olduğunu ve son 5 yıldır da CEO’luk görevini üstlendiğini anımsatan Topaç, “Çocukluğumdan beri bu sektörün içindeyim. Sermaye piyasaları çok büyük önyargının olduğu bir sektör. Bana hep ‘bu iş büyümez, bu iş gelişmez, yatırımcı sayısı hiç artmadı, senin döneminde mi artacak’ dediler. 2001 krizinden sonra yatırımcı sayısı 2 milyona çıkmış sonra 1.2 milyona kadar gerilemiş. 20 yıl da böylece geçmiş. Sektörde sınırlı şeyler oldu. Ama artık net olarak görüyorum; daha yolun çok başındayız. Gerçekten finans alanında Türkiye’nin en çok potansiyeli olan sektörü biziz. Bankacılık zaten tıkandı. Bireylerin sermaye olarak şirketlere para vermesi artık daha cazip. Bu sayede Türkiye’deki mevduat-faiz döngüsünden çıkabiliriz. Sermaye piyasalarında paranızı direkt şirkete veriyorsunuz. Şirket iyi iş yaparsa getiri sağlıyorsunuz” diyor.

BİRKAÇ YILDA 10 MİLYON YATIRIM HESABINA ULAŞIRIZ

Topaç, borsanın her sene olmasa da genelde mevduatın üstünde getiri sağladığını ve dünyada da böyle olduğunu anlatıyor ve şunları kaydediyor: “Bizi her gün işe gelirken, heyecanlandıran konu da bu. Öncelikle Türkiye’deki her eve bir yatırım hesabı girsin istiyoruz. Bunun için ilk adımı da Voleybol Milli Takımımızın ana sponsoru olarak attık. Hane halkına bunun erişilebilir bir ürün olduğunu göstermek istiyoruz. Takım elbiselerle gezen sektörümüzden insanlar uzak duruyordu. Artık, çok küçük paralarla gelip, cep telefonundan yatırım hesabı açıp, halka açık bir şirkete yatırım yapabilirler. Uzaktan hesap açamamak önemli bir sorundu. Pandemi ile birlikte bunun regülasyonu da yapıldı. Banka hesabı açmak kadar kolay oldu. Türkiye’de 10 milyonun üzerinde yatırım hesabına birkaç yılda gelirsek şaşırmamak lazım. Hatta yapamıyorsak üzülmek lazım. ”

Topaç, bu yıl 14 şehirde 20 lokasyonda finansal okur-yazarlık eğitimi vereceklerini söyledi.

GAYRİMENKUL, ARABA, DÖVİZ ALTIN SARMALINDAN ÇIKMALIYIZ

Topaç, 2020 başından itibaren tüm dünyada ciddi bir yatırımcı akını olduğunu anlatıyor ve ekliyor: “Türkiye’de bireysel yatırımcı sayısında yüzde 100’e yakın artış oldu. Dünyada da benzer bir seyir var. Türkiye pandemiye 1,2 milyon bireysel yatırımcı ile başladık. Rakam 2,7 milyona kadar çıktı. Güncel rakam 2,5 milyon kişi. Hala çok düşük. Sermaye piyasalarını daha da ileri götürmek için herkesin bir yatırım hesabı olması için çalışmamız olacak. ABD’yi araştırınca bunun mümkün olabileceğini görüyoruz. 1930’larda insanlar ortaklığın ne demek olduğunu öğrensin diye, evlere kadar hisse senedi gönderilmiş. Biz de ortaklık kültürü çok yok. Ne şirket patronu şirketinin içine birini almak istiyor, ne diğeri birine güvenip hissesini almak istiyor. Ortaklık kültürünü geliştirmek için aslında sermaye piyasaları önemli. 80 milyonun üstünde nüfusu olan bir ülkede 470 küsur halka açık şirket, sayı olarak yetersiz. Bu sayının artmasını bekliyoruz. Hane halkının da daha fazla yatırım yapmayı öğrenmesi lazım. Biliyorsunuz biz; gayrimenkul, araba, döviz, altına yatırım yapan bir milletiz. Bu sarmaldan çıkmamız lazım. Bu saydığım ürünler dolara çok bağlı. Dolar stabil gitsin bu ürünlerin fiyatı artmaz. Yatırım hesabının artması önemli bir konu. Kore örneği güzel. Orada nüfusun yüzde 80’inin yatırım hesabı var. Biz de 6 bin kişiyi biraz aşkın insan sermaye piyasalarında çalışıyor. Bu da çok az. Daha büyüyeceğimiz alanımız var.”

PARASAL SIKILAŞMA DÖNEMİNDE HALKA ARZLARDA FREN OLUR

Bu senenin başından itibaren BİST’in yüzde 35-40 civarında değer kazandığını belirtiyor Topaç ve “Bunun da ana nedenlerinden biri enfl asyon. Mevduatta kaldığınızda paranız eriyor. Onun için alternatif getiri araçları arıyorsunuz. Bu da borsaya daha fazla para girmesini sağladı. Tabii bunu devam ettirmek kolay değil, bir taraftan yabancıların ortaklık oranı yüzde 65’lerden 40’ların altına geldi bir taraftan parasal sıkılaşma dönemi başladı” diyor. Topaç bu dönemi de değerlendirerek, “Dünyada da Türkiye’de de halka arzlar devam eder. Ama Türkiye’de nitelikli büyüklüğe sahip, yani 100 milyon dolarlık arzlar için bir süre beklememiz gerekecek. Türkiye’de geçen sene 52 halka arz oldu, bir o kadar da sermaye artışı oldu. Parasal sıkılaşmaya gidildiği bir dönemde halka arzlar yavaşlayacaktır. Bütün dünyada değerlemeler düşerken, siz patron olsanız siz de şirketinizi halka düşük bir değerden arz etmek istemezsiniz” şeklinde konuşuyor.

PANDEMİDE İSTİHDAMIMIZ YÜZDE 50 ARTTI

Biz birçok atılımı pandemide yaptık. Pandemi hayatımızda o kadar çok zaman yarattı ki; yaratıcılığımız arttı. Bu da pek çok fi krin doğmasına ve bunları gerçekleştirmemize sebep oldu. Gedik Yatırım olarak pandemiye 300’e yakın istihdamla girdik. Geldiğimiz noktada istihdamımız yüzde 50 arttı. Hatta pandemide işe başlayan bazı arkadaşlarımızla fi ziksel olarak yeni tanıştık. Koridorda yürürken, kim bizde çalışıyor, kim dışardan gelmiş henüz çözemiyoruz.

Plan, insan kaynağı ve sabır…

Çocukken ofiste geziyordum. Aile seyahatlerimizin sayısı kısıtlıydı. Borsada tahtalı dönemi de biliyorum. Yaz aylarını Tophane’deki ofisimizde geçiriyordum. Spor yapıyordum, bir de şirkete gidiyordum. Şu anda da hayatım aynı… Şirkete geliyorum sonra spor yapıyorum. Koşuyorum, yüzüyorum, bisiklete biniyorum. Bu da tamamen stresimi atmamı sağlıyor. İşe başladığımda benim yapmak istediğim şey; sektörde eksikliğini gördüğüm teknolojik gelişimdi. Endüstri mühendisiyim, finans mühendisliğinde yüksek lisans yaptım. Hep mühendis gibi düşünüyorum. Bu ne demek; hep iyi plan yapmalıyım ve arkasında durmalıyım. Türkiye’de bir fırsat görüp oraya yatırım yapayım derseniz ya fırsat kaçıyor ya da zaman geçiyor. A olmadı, B’yi yapalım, olmadı C’ye koşalım, doğru bir strateji değil. Onun için kendi hedefl erimi oluşturup oraya varmak istiyorum. İkinci önemli şey de her konuda en iyilerle çalışmak. Tepeden, uzman kadromuza kadar çok iyi nitelikli insanlar çalışıyoruz. İyi plan yap, bunu da doğru insanlarla yap ve sabırlı ol. Bazen hızlı karar vermeniz, bazen yolları ayırmanız bazen de insanları yolculuğa ikna etmeniz gerekir.

Yatırım bankası faaliyet izni sürecinde

Gedik Yatırım, SPK lisanslı 31 senelik bir şirket. 30 şehirde 45 şubemiz, 450 çalışanımız var. Grup olarak bir yatırım holdingleşmemiz oldu. Tepede Inveo Yatırım Holding var. O Gedik Yatırım’ın ana sahibi. İki şirket de halka açık. Yatırım bankamızı kuran Inveo Yatırım Holding. Gedik Yatırım bankada da ortak ama ana kurucu Inveo Yatırım Holding. Inveo Yatırım Holding bankanın yüzde 75’ine, Gedik yüzde 25’ine sahip. Yatırım bankası aslında kurucumuz Erhan Bey’in hayaliydi. Benim de başarmak istediğim bir konuydu. Pandemide aldığımız bu kararı günün koşullarına göre değil, daha uzun vadeli aldık. Bankanın ismi şu anda Inveo Yatırım Bankası. Marka ismi olacak mı, bir çalışma yapacak mıyız, henüz belli değil. Banka kuruldu, faaliyet izni sürecindeyiz. Ayrıca Karadağ ve İngiltere’de aracı kurum kurduk, lisans aldık.

35 milyon kaynağı hiCV’ye ayırdık, artıracağız

Türkiye’de bildiğiniz gibi paylaşımlı mobilite çok artıyor. Orada “HOP!” scooter firmasına yatırım yaptık. Bu yatırımımızı büyütüyoruz. Micro mobilite sevdiğimiz ve gelecek gördüğümüz bir alan. Çok sevdiğimiz ikinci bir alan teknoloji girişimciliği. Start-uplardan bahsediyorum. Orada Türkiye’nin en çok yatırım yapan şirketlerinden biri Stratershub’ı biz kurmuştuk. 65’in üzerinde yatırım yapmıştı. Sonra Startershub’ı exit ettik. 2020 sonunda yenisini kurduk; “hiVC”. Orada da 1,5 yılda 15 yatırım yaptık. Oraya ayrılan kaynak toplam 35 milyon TL, bunun da çoğunu yatırıma döndürdük. Sürekli yeni kaynak aktardığımız bir şirket. Sene sonunda tekrar sermaye artıracağız.

Diğer aracı kurumların raporlarını da okuyun

Halka arz yaparken, ortak satışa sıcak bakmıyoruz. Sadece mantıklı nedenleri varsa uygun buluyoruz. Halka arz büyüklüğü 100 birimse bunun 20’sinin 30’unun ortak satış olması çok önemli değil. Önemli olan ortak satışı ve sermaye artışı da değil. Önemli olan şirket ne yapacak. Bazı şirketler halka açılırken, açıklamalar yapıyorlar, ‘şirketimi A noktasından B noktasına getireceğim’ diyorlar. Bazı şirketler de doygunluğa ulaşmış, o şirkette ortak satış daha da fazlaysa, yatırımcıların daha iyi araştırması lazım. Yatırımcılara bir tavsiye; halka arz yapılırken, fiyat tespit raporları sadece halka arzı yapan aracı kurum tarafından değil, diğer aracı kurumlar tarafından da yazılır. Onları iyi okumalılar. Sermaye artışı, ortak satışından öte; orada şirketin vizyonu daha kritiktir. Bazen ortak satışı olması gerekir. Süresi dolan bir fonun çıkması gerekir, bu olabilir. Yine de biz istiyoruz ki; halka açtığımız şirketler sermaye artışıyla gelsin, bir projesi olsun, kaynağını borcunu azaltmakla, insan kaynağına yatırım yapmakla, kapasitesini artırmakla veya satın alma kullansın…